Aktiffelsefe Eskişehir

Burada İçerikler paylaşılacaktır.
Pek Yakında..

Aztek Güneş Takvimi

Aztek Güneş Takvimi

tenochtitlan-bigYeni Yüksektepe Kültür Derneği olarak amacımız eski uygarlıklara dönmek değil, tersine bu uygarlıklarda yaşamış olan insanı aramaktır. Kendilerinden sonra gelen kuşaklara tecrübelerini, yaşam şekillerini, dini sistemlerini aktaran insanı arıyoruz. Bizden önce yaşayan insanların bizden daha geri oldukları ve zaman ilerledikçe çok daha iyi olacağımız şeklindeki materyalist düşünce komiktir. Bu yazıyla amacımız Aztek Güneş Takvimi adı verilen bir dev eseri tanıtmaktır.

Aztekler’in soyları tarihçilere göre M.S. 1500 yılına kadar yani ataları Nahualara dayanır. İlk Nahua başkentinde ve sonradan kurulan Tenotchitlan (Mexico şehri; etimolojik olarak kartalın yılanı boğazladığı yer) şehrinde de benzer simgelere rastlanmıştır. Başkentleri Tenotchitlan bir gölün üzerinde kurulu 300,000 nüfuslu bir şehirdi.

TAKVİM

Aztek Takvimi, Büyük Tenotchitlan’ın büyük meydanında büyük bir olasılıkla savaş tanrısı ve yağmur tanrılarına adanmış piramitte yer alıyordu. Piramit, kaşifler tarafından yıkıldığı zaman “tanrılaştırmayı önlemek” için 1790 yılına kadar gömülü kaldı. Araştırmacılar, Leon ve Gama, takvim üzerinde ilk çalışmalarını başlattılar. Aztek Takvimi ya da ‘’Cuahuxicalli’’ (Kartalın yuvası) Güneş Taşı diye de adlandırıldı. Takvimin gerçek kökeni bilinmemektedir. Meksika körfezinin eski kültürlerinden gelmiş olabileceği gibi bazı yazarlar çok eski orijinal bir taşın kopyası olabileceğini de öne sürüyorlar. Aztekler takvimin ortaya çıkışını Qutzalcoatl ile bağdaştırıyorlar.

Takvimin kullanılmasının hem bütün halkın yaşantısı, hem de bireysel yaşam için önemi vardı. Güneş Taşı bir değil iki takvimdir. Xiupohuailli ya da günlerin hesabı ve Tonalpohualli ya da kaderlerin hesabı. Herhangi bir aktiviteye girişmeden önce, tarımsal, dinsel, savaş ile ilgili veya ticari konularda takvimin kullanımı zaruri bir ihtiyaca dönüşmüştü. Takvim daire şeklinde, çapı 3,56 m, kalınlığı 1,40 m yaklaşık 25 ton ağırlığında, tek bir bazalt (kara mermer, mihenk taşı) taşının üzerine alçak kabartma olarak işlenmiştir. Bütün olarak boyanmış olduğu sanılmaktadır. Meksikalı araştırmacı Dionisio Abadiano 1889 yılında bu abideye ait sarı, kırmızı, mavi, yeşil renkleri bulduğunu söyler. Maalesef renkleri bulduğu yer hakkında bilgilerimiz eksiktir. Günümüzde bu takvim üzerine çok araştırmalar yapılmaktadır. Araştırmacılar, onun basit bir dekoratif eşya gibi kabul edildiği birçok yıldan sonra şimdi asıl değerini kazanacağını onaylıyorlar.

Bunun yanında, Aztek kültürünün tanınması için elyazmaları hakkında çalışmalar yapan Sahagun gibi araştırmacıları da hatırlamak gerekir.

Merkezi Daire

aztekgunestakvimiOrtada Güneşin (Olin Tonatiuh) yüzü bir tanrının özel giysileriyle kolyesi, kulakları örten küpeleri ve başından burnuna kadar gelen tacıyla görünmektedir. Kurban edildiğini gösteren dili, volkanik bir cam madeniyle maddeleştirilmiş, iki yanında yer alan bilezikle süslenmiş pençe şeklinde iki el, her birinde birer kalp, göz ve kaş bulunmaktadır. Bu pençelerle evrene dikkat çekilir. Evrenden (ya da doğadan) ne kaçılabileceğini ne de gizlenebileceğini ifade eder.

Haç şeklindeki kolları dört unsur olan toprak, su, hava, ateşi simgeler; bunlar güneşten önceki dört tanrıyı ifade eder. Nahua inanışına göre bugünkü insanlık dört çağ veya güneş yaşadı ve çeşitli değişimlere uğradı:

1. Jaguar ve Tezcatlipoca’nın yönetimi altında Gece veya Toprak Güneşi. Maddenin karanlığını temsil eden, jaguarlar tarafından parçalanıp yenilen dev insanların yaşadığı dönem.

2. Quetzalcoatl’ın yönetimindeki Hava veya Rüzgar Güneşi. Quetzalcoatl’ın temsil ettiği insanların maymuna dönüştüğü dönem.

3. Tlaloc’un yönetimi altında Ateşli Yağmur Güneşi. Tüm canlıların yandığı dönem.

4. Chaltiutlicue’nin yönetimi altında bulunan Su Güneşi. İnsanların balığa dönüştükleri dönem.

Bu dört güneşin hiçbiri insan olmayı gerçekleştirememiştir ve beşinci güneşin oluşumu gerekli olmuştur; anlatılan efsanelere göre tüm tanrıların kendilerini Teotihuacan’da (tanrıya dönüşen insanların şehri) kurban ettiklerinde beşinci güneş doğar.

Günlerin Halkası

Yirmi günden oluşmaktadır.

Timsah: Yaşam tanrısı ile ilgilidir.

Rüzgar: Tanrısal rüzgarı simgeler (Venüs).

Ev: Fiziksel doğum ve ölüm ile ilgili.

Kertenkele: Dans ile ilişkili.

Yılan: Su tanrıçası ile ilgili (Satürn).

Ölüm: Ay tanrıçası.

Geyik: Yağmur tanrısı.

Tavşan: Boğulma (Ay)

Su: Tanrı Mictlan ile ilişkilidir.

(Mars) Köpek: Ölülere yol gösteren tanrı.

Maymun: Dans, şarkı, neşe (Mars).

Kamış: Cezaları uygulayan tanrı Tezcatlipoca ile ilgili.

Jaguar: Ay ve büyüyü simgeler (Jüpiter).

Kartal: Bilgelikle ve güneş ile ilgili.

Akbaba

Hareket: Merkür, Venüs, bilinç

Çakmaktaşı(Güneş): Kurbanlar ve ay.

Yağmur: Güneş tanrısı ile ilgilidir.

Çiçek: Çiçeklerin tanrıçası ile ilgilidir (Merkür, Venüs).

Resmi yıl yirmi günlük on sekiz aydan oluşur. Günlerin sayısı bir timsahla başlar on üç kamışta biter, bir jaguarla yeniden başlar yedi çiçekle biter, sekiz timsahla devam eder. İki yüz altmış günlük bir zaman içerisinde aynı sayı ile aynı şekil tekrarlanmaz.

Hem Aztek geleneklerinde hem de Mayalarınkinde aynı 20 gün insan vücudu ile bağlantılıdır.

İkinci Halka

V şeklindeki birkaç figürden oluşan sekiz parçaya ayrılmıştır. Güneşin ışınlarını ve Venüs’le güneşin ilişkisini temsil eder. İç kısım 4 qiuncunce’den (beş delik açılmış dikdörtgenler) oluşmuş olup Venüs ile (quetzalcoatl) bağlantılıdır. Sonraki halkada toplam olarak seksen adet işaret vardır; bu Venüs’ün ikiz kardeşi Xolotl Merkür ile bağlantılıdır. Altmış dört şekli Jüpiter’i simgeler.

Üçüncü Halka

İki parçadan oluşmaktadır. Her iki tarafında yer alan iki yılan, kuyruğu, kafaları, pulları ile farklı gökyüzlerini, samanyolunu temsil eder. Yılanın omurgalarını ifade eden yirmi sekiz küçük kemer Satürn’ü temsil ederler. Satürn Huehueteotl (ateşin efendisi) olarak adlandırılır. Takvim her elli iki yıllık bir devirde hayatın yeniden başlayacağı yeni ateş törenlerine Mamalhuatzli (Orion takımyıldızı-koç burcunun takımyıldızı) belirdiğinde hatırlanır. Kozmik enerji, takvimde yılanların kuyruk ve kafaları arasında çizilen hayali eksende dağıtılmıştır. Alt kısımda her iki boynuzlu yılanın ağızları görülmektedir. Quetzalcoatlin ebedi rakibi Tezcatlipoca. Bu yedi halkalı boynuzlar Büyük Ayı ve Ülker takımyıldızlarını simgeler. Abidenin belki de en güzel kısmını oluşturan bu detay evrende gökyüzünün üstünlüğünü elde etmeye çalışan tanrıların günlük savaşını ifade eder. Her iki yılan her şeyi içine alan evrenin simgesidir. Bizi çevreleyen yin ve yang, gündüz ve gecedir. Takvimin uç kısımları yüz elli sekiz daireyle çerçevelenmiştir. Yılanlarının kafalarının altında olanları da hesaplarsak iki yüz sekiz daire ortaya çıkar.

Xiupohualli (Yılların Hesaplanması)

Yıl timsah ayıyla başlar, çiçekle biterdi. Son ayada hiçbir işe yaramayan günler olarak nitelendirilen beş nemontemi günleri kalırdı. Ay beş günlük dört haftaya bölünürdü. Her ay bir tanrıya adanmıştı. Her ayın ilk günü törenlerle kutlanırdı.

1.Suların bırakılışı: Yağmurların bolluğu için dua ediliyordu.

2.Deri yüzme: Bereket ve doğurganlığı simgeliyordu.

3.Küçük arife: Şifa (ilkbahar) ile ilişkiliydi.

4.Büyük arife: Mısır Tanrıçasına adanmıştı.

5.Kuruluk: Tanrı Tezcatlipoca’ ya adanmıştı.

6.Yağmur tanrılarına adanılan törenler yapılırdı.

7.Efendilerin küçük bayramı: Kadınların dans ve şarkılarla kutladığı bayramdı.

8.Efendilerin büyük bayramı: Bütün fakirlere yemek verilirdi.

9.Savaş bayramları: Savaş eğlence dans tanrısıyla ilgiliydi.

10.Ateş tanrısına adanmıştı.

11.Süpürme: Tanrıların annesine adanmıştı

12.Bütün tanrıların gelişini kutlayan törenlerdi.

13.Bütün önemli dağların bayramıydı

14.Flamenko: Savaş için cirit oyunlarının yapıldığı törenlerdi.

15.Bayrakların yükselişi adı verilen başka bir törendi.

16.Suyun inişi: Yağmurun yağması için yapılan törenlerdi.

17.Din adamlarının kutladığı törenlerdi.

18.Diriliş: Yiyeceklerle hayvanların kurban edilmesiydi.

Tonalpohualli (Kaderlerin Hesaplanması)

Takvimin kehanet ile ilgili kısmıdır. Yirmi adet onüçerli grup toplam olarak 260 gün ederler. Bu günler birden onüçe kadar eşlenirler. Farklı onüçerlerin başlangıcını belirten her birinci sayıyla birlikte adı geçen onüçerliye roma rakamları yerleştirilir ve bu önceki onüçerliğin son gününe ait burca bağlıdır. İkinci onüçerli gün grubunun burcu kamıştır. Her onüçerli gün grubu bir tanrı grubu ya da tanrı tarafından, bir sahip yada efendi, gecenin arkadaşı ve bir kehanet kuşu tarafından yönetilir.

Yeni Ateş Bayramı

Toltekler ve Aztekler arasında doğanın yenilenmesi diye adlandırılan bir tören vardı. Bu tören her 52 yıllık zaman diliminin sonunda kutlanırdı. Orta Amerikalılar doğada her şeyin doğduğunu, geliştiğini, öldüğünü ve yeniden doğduğunu gözlemlemişlerdi. Doğada var olan her şey devirler sonucu ortaya çıkıyordu. Bütün bu devirler ile gezegenler ve yıldız devirleri arasında yakın bir benzerlik vardı. Bu iki devrin birleşmesi belli tarihlerde olurdu. Kozmos ve insan bedenleri arasında olan karşılıklı alışveriş değişik Yeni Ateş bayramları tarafından kutlanılırdı.

1.Tören: Kış gündönümünde Cloclitzayac takımyıldızıyla ilişkiliydi. Güneşin bir yıl daha doğmasını sağlardı.

2.Tören: Satürn’e (Tanrı Huehueteotl) adanmıştı. Her dört yılda bir seneye bir gün eklenmesi gerektiğinde kutlanırdı.

3.Tören: Her sekiz yılda Güneş, Venüs, Satürn gezegenleri arasındaki bağ ve Satürn’ün Venüs’le birleşmesi kutlanırdı.

4. Tören: Her elli iki yılda bir kutlanırdı. Bu devir on üç sayısı tarafından yönetilir. Tianquitzli Ülkeleri gece yarısı gökyüzünün merkezinde olduklarında rahipler yeni ateşi yakarlardı ve bu gece Toxiuhmolpia diye adlandırılırdı. Hem Mayalar hem de Aztekler yeni ateş bayramını kutlarlardı. Bu bayram süresince eski tapınaklar yıkılır ve üzerine yenileri inşa edilirdi. Aztekler bu yıkma ve yeniden inşa etme geleneğine en saygılı olanlardı. Tenayuca piramidini yedi kez yıkıp yeniden yapmaları ya da Cholula piramidini beş kez yıkıp yapmaları buna örnektir.

Aztek Takviminin kökeninin tarihini arkeologlar, M.Ö. 950 olarak belirlemişlerdir.1558’de yazılan bir elyazması birinci çağın 2513 yıl önce başlamış olduğunu bildirir. Sahagunun söylediğine göre, Aztekler en son Yeni Ateş bayramını 1057 de kutlamışlardı.

İnsan kendini yetersiz hissettiğinde ve eksik bulduğu şeyi ararken cevap bulmak için binlerce kez gökyüzüne bakma ihtiyacı duymuştur.

Kehanet sanatı düşünmeye başladığı andan itibaren insanın yanında yer almıştır. Şimdi o kadar bilimsel teknolojik ilerlemeye ve sunulan çeşitli çözümlere rağmen insan, hayatın ona hangi olaylarını göstereceğini bilmek isteyerek yıldızlar ve kehanet üzerinde çalışır.

Bugün Azteklerin tersine gelecekten haber veren Tonalpohuquelerden faydalanamıyoruz çünkü bu burçların nasıl yorumlanabileceğini anlayamıyoruz. Başlangıç olarak kendimizi tanıyarak başlamalıyız.

Zeynep ELKIRMIŞ

Yeni Yüksektepe Dergisi Sayı 9-10

2016-12-12T20:52:11+00:00