Aktiffelsefe Eskişehir

Burada İçerikler paylaşılacaktır.
Pek Yakında..

Antik Kent Klaros ve Apollon Aşkı

Antik Kent Klaros ve Apollon Aşkı

Geçtiğimiz hafta sonu bir dost davet ve organizasyonu ile İzmir’de çeşitli antik kentleri gezdik.

Antik kentlere asla bilgi bombardımanı ile gitmeyi sevmedim, her zaman onların enerjisi beni büyüler. Çok şey bilirsem zihnim sezgilerimi bloke edecek diye korkuyorum sanırım. Zaten yıllardır semboloji çalışıyorum ve bilginin yeterli olduğunu düşünüyorum, beni asıl ilgilendiren o antik kentin bana vereceği mesaj oluyor. Yani beni bilgeliğe doğru taşıması. Antik kentleri ziyaret etmek zamansız ruhumun zaman içindeki yolculuğunu hatırlatıyor bana. Bu kentleri gezerken insanlara baktığımda da herkesin her zaman olduğu gibi bu kentleri de kendi derinliği ölçüsünde yaşayabildiklerini düşünürüm. Bazıları neden gezdiğini bile bilmez, bazıları kültürlü gözükmek için gider, bazıları kendini bulur. Bende çocukluğumdan bu yana geziyorum. Efes’te düşüp ön 2 süt dişimin kırıldığımı hatırlıyorum. Annem ve babam niye hep geziyorlardı antik kentleri diye düşünüyorum, aslında sorunun cevabını tam da bulamıyorum. Belki de beni hazırlıyorlardı.

Bir baktım son 3 senede 3 kez Klaros Antik Kenti’ni ziyaret etmişim. En son da işte geçen hafta sonu oradaydım. Klaros kenti ismini nasıl almış bakmadım ama benim bu ismi duyduğumda içime doğan şu: durugörürlerin kenti, yani geçmişi, şimdiyi ve geleceği açık bir şekilde görebilenlerin kenti. Üç senedir beni sürekli oraya çeken ne diye düşündüm bugün. Klaros bir kehanet merkezi olup, Apollon’a adanmıştır. Yine en çok sevdiğim antik kent Delphi de bir kehanet merkezi ve Apollon’a adanmış. Delphi batı dünyası açısından bilinen en önemli kehanet merkezi olup insan daha oraya giderken tüyleri ürperiyor. Esen rüzgâr bile ilham dolu Delphi’de.

Apollon mitolojide müziğin, sanatın, güneşin, şiirin tanrısı diye geçiyor. Kehanetler ondan soruluyor. Beni iyi tanıyan bir arkadaşım bana her zaman Apollon gibi erkekleri tercih ettiğimi söylemişti. Güneş gibi, ışıklı, sanatsal kabiliyeti olanları yani. Demek ki Apollon beni hem yersel hem de göksel olarak etkiliyor.

Geçtiğimiz haftasonu olan ziyaretimizde, madem hep ilham aldım Apollon’dan, ona adanmış bir şiiri ona armağan edeyim diye düşündüm. Yolda beraber antik kentleri gezmeyi sevdiğim bir arkadaşım ve öğrencime Apollon’a adanmış bir şiir elinde var mı diye sordum. O da bana ‘Yok ama hemen yazabilirim’ dedi. 12 dakika sonra Apollon’un hediyesi ulaşmıştı.

Bu hem yersel hem de göksel Apollon’a gelsin.

Hekatos Apollon
Uzağı vuran okçu, ışığın efendisi
Kehanetin koruyucusu, hakikatin sahibi
Işığını almamıza izin ver, ışık olmamıza izin ver
Senin bir parçan haline gelelim.
Kökenimiz olan güneşe dönelim.
En karanlık anda içimizdeki ışığı keşfedelim.
Aslında seninle bir olduğumuzu idrak edelim…

Bir teşekkür de davet edene, geziyi organize edene, o anı benimle paylaşanlara ve bu güzel şiiri yazan Duygu’ya…

By | 2017-04-20T21:30:28+00:00 Mart 5th, 2017|Categories: Ezgi Uzgel|0 Comments