Aktiffelsefe Eskişehir

Burada İçerikler paylaşılacaktır.
Pek Yakında..

Doğaya Dönmek

Doğaya Dönmek

Sıklıkla “doğaya dönmek” ifadesini duyuyoruz ve bu bizim günlük problemlerimizi çözecekmişçesine bir nostalji ile söyleniyor. Belki dengesizlikler, tatminsizlikler, boğulduğumuzu hissettiğimiz anlar, depresyonlar, belirsizlikler gibi içinde bulunduğumuz, anormal durumlarda ortaya çıkan bir arzu ifade etmek isteniyor ve de o dönüşü arzu ederken çoğu konularda suni ve kalitesiz bu hayattan kaçmak için kurtuluş tahtamız, son umudumuz gibi görünüyor.

Doğayı izah etmek için onu anlamak gerektiğine inanıyorum; sözlükler genellikle onu “her varlığın özelliği ve özü” ve ayrıca “evreni meydana getiren her şeyi ayarlayan, düzenleyen” şeklinde açıklıyorlar.

Doğaya dönmeyi istediğimiz zaman, kesin olarak kaybettiğimiz ve doğada var olan bazı formlarını tanımlayabildiğimiz “düzen”e, ahenge dönmeyi istiyoruz. Ama tersi şekilde insan varlığının doğadan ayrı bir şey olmadığını düşünmek uygun olacaktır. İnsanın yapısında karşımıza şu elementler çıkıyor: Mineral-fızik, bitkisel-enerjetik, hayvansal-heyecansal ve eski filozofların “Anima Mundi” -Evrenin Ruhu- adını verdikleri yani yaratıcı ve düşünen güç, evrenin düzeniyle uyumlu zihinsel faaliyet.

Eğer insanın yapısının evreni oluşturan kanunlarla beraber evrenin yapısından oluştuğunu kabul edersek, o zaman hayatımız nasıl doğa karşıtı oluyor? Neden bilinçaltımız isyan ediyor ve iç seslerimiz daha güçlü bir şekilde “Doğaya Dönelim” diyor?

Şüphesiz ki “Doğaya Dönmek”, şehirden çayıra bir kötülükten kaçış gibi basitçe gitmek demek değildir; açıkça bu bazı problemlerimizi çözmemize yardım edebilir, sadece dışımızda bulunan problemlerden geçici bir şekilde kaçmamıza rağmen, temel olarak içimizde bulunmaları nedeniyle onları aslında her yere taşıyoruz. Bundan dolayı da kaçışımızı durdurmuyor ve bütün parçaları ele alıyoruz.

“Doğaya Dönmek”, doğal olmamız için bir davetiyedir, aynı zamanda insanoğlunun özelliklerine göre daha uygun şekilde “doğal” olmamıza ve sonunda kendi kendimizi daha iyi bilmemize bir davetiyedir. İnsanoğlunda doğal olan şey nedir? İnsanın bir bileşim gibi olduğunu daha önce söylemiştik ve o yüzden kendisinde çeşitli doğalar birlikte yaşıyor: Fizik, enerjetik, duygusal ve zihinsel… Bunlar, kendi kendine (bağımsız bir şekilde) ya da zihinsel durumu tüm doğalarda en “insani” olan egemen olduğu anda uyumlu bir şekilde hareket ederler.

Gerçekten “doğal” olabilmek için önce bilgiye ve kayıp “doğa”yı fethetmeye ihtiyaç var. Bu kolay bir iş değil ve iyi bir yol arkadaşı olarak, bir kez daha bize hizmet edecek olan “felsefe”ye ihtiyacımız var.

Doğaya dönelim! İnsan olalım!

Antonio ROMERO

Yeni Yüksektepe Dergisi Sayı: 47-48

By | 2017-06-09T21:47:54+00:00 Mart 16th, 2017|Categories: Deneme|0 Comments