Aktiffelsefe Eskişehir

Burada İçerikler paylaşılacaktır.
Pek Yakında..

Düşkün Hissettiğin Zaman Tavsiyeler

Düşkün Hissettiğin Zaman Tavsiyeler

Günlük basit mekaniklik dışında tüm etkinlik için elini kolunu bağlayan, kötümser, enerjisi düşük, bunalımda hissettiğin, geçmişinle sürekli hesaplaştığın bazı anlar, günler, haftalar, aylar boyunca can sıkıntısının hissedilmesi tüm gençlerde normaldir. İlk olarak, bu durumu, bildiğin “Devirler Yasasının” normal ifadesi olarak algılamanı tavsiye ediyorum. Bildiğin şeylerin uygulamasını yapmazsan bilmediğin gibi olacaktır veya daha da kötü, çünkü bilmeyenler, bu tip karmayı oluşturmazlar. Kendi psikeni ve bedenini sakinleştir ve tekrar yukarıya doğru seni götürecek enerji akışının gelişini dikkatle beklemeye başla.

Öte yandan umutsuzluğa kapılma ve sakın diğerlerine özel durumundan bahsetme. Diğerlerinin istediği gibi etrafının yansıması olarak değil, kendin olmayı, tek başına yürümeyi öğrenmelisin.

Tehlikeli olan moral düşüklüğü değil, aksine bu durumdayken duygu ve aklımızın tüm ürünlerinin güçsüz olması ve insanı zayıflatmasıdır. “Devirsel fikir”lerden uzak durmalısın. Onları tekrar hatırlayacaksın, çünkü içinizde kayıtlı bir tür kaset gibi sesi yankılanacak ve kendi acınacak mesajı bittiğinde tekrar ardısıra başlayacak.  Bu içine girmiş bir tür parazittir ve onu tüm enerjinle atmalısın ama aklının belirli frekanslarına girdiği anda çok rahatsız ediyor görünse bile zayıf ve küçük bir şey olduğunu tüm bilincinle kavra. Bu elemental genellikle aklın en düşük “frekans bandıyla” uyuşmuyor, aksine aynı anda duygusal olanı işgal ediyor. Bu kadar uğursuz etki altında, ağlamak, şikayet etmek ve de lanet etmek isteği duyacaksın. Kendinden başlayarak tüm evrenden nefret edinceye dek…

Bunlara fazla önem verme… Bu astral çatışmalar senin değildir, aksine kalbin ve kafanın yanına yerleşen rahatsız “komşu”ya aittir… Bunu duygularımıza romantik bir yer vermek için söylüyoruz çünkü duygular düşük ve acıklı olduğu zaman üç numaralı şakranın olduğu yerden yani karaciğerden geçmiyorlar. İyi bir kitap, zevkli bir yürüyüş ile kendine yardım et. Tercih ettiğin bir hobiye kendini ver, ne kadar basit ve çocukça olsa o kadar iyidir. Bazen bir bardak suda ceviz kabuğuyla oynamak, deniz dalgalarının sesini dinlemek, yanan sobada ateşin çıtırtılarını dinlemek eski bir duadan çok daha temizleyicidir.

active-music-listening-480Bedeni sık sık yıka. Sofraya daha iştahla gelmen için yemek aralarına mesafe koy. Uykusuzluk varsa endişelenme, bununla mücadele etme. Sana göre faydalı olabilecek şekilde ondan faydalan. “Burjuva” adetlere bağlanma, geceleyin uyumuyorsan umutsuzluğa kapılma, ya gündüz ya gece, nasıl olsa uyuyacaksın. Zarar görmeden birkaç gün uykusuz kalabilirsin.

Bir müzik enstrümanı çalmayı biliyorsan, çal ama neşeli ve canlı müzik çal, şayet başarılı olmuyorsan, unut. Aynı şey müzik dinlemek ve şarkı söylemek için de geçerlidir.

Kendini gülümsemeye zorla, aynayla yalnız kaldığın zaman canın suratını buruşturmak istiyorsa, tıpkı çocuk olduğun zamanlardaki gibi yapabilirsin, kendinle eğlen! Çünkü sen omuzlarının üstünde birikmiş olan tecrübe-zaman yüzünden moral olarak çöküntüdesin. Bunun farkına vararak bu “kirli” zamandan kurtul. Ve bunun için çocukluğa, tekrar gençleşmeye dönmekten daha iyi bir şey yoktur. Daha açık renkli giysiler giyebilirsin, saçını kestirebilirsin.

Durgun, hareketsiz olmaktan ve oturmaktan kaçın… Düşünmek hariç. Kötü fikirlerini bir top yaptığını ve dışarıya attığını düşün, başka bir zaman gene dönecek ama şimdilik dolaşması için uzun bir yolculuğa fırlattın ve şimdilik “yörüngede” kalacak.

Eğer bütün bunları yapıyorsan, hayat akışının seni bir kez daha yücelttiğini ve kendinle ve diğerleriyle tekrar ilgilendiğini hissedeceksin. Negatif devir süresi tamamlandı ve olumlusu başlıyor. Onu hak ettiği gibi karşıla ve çalışman, iyimserliğin ve yaşam isteğin seni tekrar itsinler.

Mutlu ol ve diğerlerini de mutlu et. Gerçek bir filozofun üzgün olmak için ne nedeni ne de ahlaki hakkı vardır.

Her sabah, farklı yoğunlukta aydınlatan Güneş gibi ol.

Jorge Angel Livraga

Yeni Yüksektepe Dergisi, Sayı 44-45

2017-01-13T16:30:31+00:00