Aktiffelsefe Eskişehir

Burada İçerikler paylaşılacaktır.
Pek Yakında..

Filozof İmparator Marcus Aurelius

Filozof İmparator Marcus Aurelius

Son zamanlarda sosyal medyada çok sık Stoacı filozofların sözlerinin paylaşıldığını görüyorum. Bu da aslında çok mutluluk verici. Felsefe çalışmaya başlayan kişiler ilk olarak ne okuyalım diye sorduklarında veya felsefe çalışmayan bir arkadaşıma ne okumasını tavsiye edeyim diye sorduklarında ben her zaman Staocı filozofları öneriyorum. Anlaşılması çok kolay; çok doğal, açık ve çok faydalı bir öğretileri var. Zaten kendileri doğa filozofları olarak anılıyorlar.
Stoacılığın kurucusu Kıbrıslı Zenon çok tanınmasa da gördüğüm kadarıyla en çok filozof imparator Marcus Aurelius ve Romalı avukat ve hatip Seneca’nın sözleri etrafta uçuşuyor.
Bu durumda okuyucularıma kısaca Marcus Aurelius ‘u tanıtmak isterim. Belki bazılarınız Gladyatör filmini hatırlayacaktır. Orada oğlu yerine Roma’yı daha bilgece yöneteceğini düşündüğü generaline bırakan imparator Marcus Aurelius’tu.
Marcus Aurelius M.S. 121 yılında Roma’da doğdu. Hayatının ilk yıllarından itibaren kader onu büyük bir insan olmaya doğru sürükledi. 6 yaşında şövalyelik payesi verildi, 8 yaşında Salian Koleji’ne kabul edildi. 138-139 yıllarında hâkim, 140 yılında konsül oldu. 161 yılında imparatorluğun yönetiminde bulunmaya başladı. 180 yılında 19 yıllık bir hükümdarlık döneminden sonra öldü. Kendi yönetimi sırasında barış ve refahı bozan çok ciddi iç ve dış sorunlarla karşılaşmış ama bu onun zekâsını ve irade gücünü zayıflatmayı başaramamıştır.
Başarılı yönetimi, dürüstlüğü, bilgeliği ve adalet anlayışı ile Roma İmparatorluğu’nu en güç, kötü ve zor ortamda refah ve özgürlüğe ulaştıran Filozof İmparator, tüm ömrünü insanlığa ve devletine hizmetle geçirmiştir.
Tabii ki bilgece yönetimin ardında filozof doğası bulunuyordu. Hayatının büyük bir kısmı savaşlarda geçmiş olmasına rağmen gece çadırında felsefi yazılar yazan bir imparator düşünün. Benim için bu şu anlama geliyor: En zor dünyevi durumlarda bile kişi en önemli olan ruhuna yer ve zaman açmayı biliyor.
Kendisi ”Kendime Düşünceler” isimli eserinde bahseder: ”Hiç zamanım yok dememeyi öğrendim.” diye, bu da kendisinin çok örnek aldığım bir özelliğidir. Hep düşünürüm bir Roma İmparatoru bile zamanım yok demiyorsa bizlerin bu lüksü var mı diye. Bu kitabı Türkçede de mevcut olup zamanın yüksek ahlak kurallarını da ortaya koymuştur.
O zaman kendisinin birkaç sözüyle bitirelim yazımızı:
İnsanlar birbirleri için yaratılmışlardır; böyle olunca, onları eğitmeli ya da onları anlayışla karşılamalısın.
Günah işleyen kişi kendisine karşı günah işler, haksızlık yapan kişi, kendisini kötü kılarak zarar verir kendisine.
İyilik insanın nasıl olması gerektiği konusunda uzun laf etmek değil, kendini örnek kılmaktır önemli olan.
Kendi içini kaz. Senin içindedir iyilik kaynağı, o kaynak ki süreklice kazarsan, süreklice fışkırabilir.
Sana armağan edilen yaşama uyum sağla ve kaderin senin çevrene yerleştirdiği insanları samimiyetle sev.

2017-09-30T21:23:27+00:00