Aktiffelsefe Eskişehir

Burada İçerikler paylaşılacaktır.
Pek Yakında..

Martin Eden

Martin Eden

Jack London, San Francisco’da doğdu (1876-1916). Çocukluğu ve ilk gençlik çağı yoksulluk içinde geçti. Maceralı bir hayat sürdü, denizcilik yaptı. Gençlik yıllarında dünya edebiyatının başyapıtlarının neredeyse tamamını okumuştu. İlk kitabı 1900’de yayımlanan yazar, üç yıl sonra Vahşetin Çağrısı ile büyük bir ün kazandı. Sosyalist Parti üyesi de olan Jack London 40 yaşında öldü. Eserlerinden bazıları, Beyaz Diş, Deniz Kurdu, Vahşetin Çağrısı, Yanan Gün Işığı ve Uçurum İnsanları’dır.

Martin Eden, dünya klasikleri arasında yer almaktadır. Yazarın oluşturduğu Martin Eden karakteri aslında yazarın kendisini tanımlamaktadır. Martin Eden denizcidir ve daha sonra hayatını kazanmak için yazar olmaya karar verir. O kadar çok çalışır ve o kadar çok kitap okur ki, uyuduğu saatler ona boşa geçiyormuş gibi gelmektedir. Günde 4,5 saat uyuyarak büyük bir iradeyle hedefine çabucak ulaşmak ister. Aynı zamanda yazdığı yazıları dergilere gönderek geçinmeye çalışır. Dergiler yazılarını kabul etmezler, o da bisikletini ve değerli eşyalarını rehine vererek karnını doyurmaya çalışır. Kendini yazmaya adamıştır, işsiz ve zor durumda olduğu için sevgilisi dahil çevresindeki bütün insanlar ondan uzaklaşır. Bir gün arkadaşının yazmış olduğu muhteşem bir yazı sayesinde büyük para kazanır. Yazı, tüm dünyada yankı yaratır. Martin Eden kendi yazılarını yolladığında dergiler bu sefer yazıları kabul eder ve kısa sürede ünlenir, artık bütün dünya onun kim olduğunu merak etmektedir. Eski sevgilisi, ailesi ve çevresindeki herkes ona ilgi göstermektedir. Oysa herkes ondan uzaklaştığı zaman bu yazılar yazılmıştı ve Martin Eden o zaman da aynı insandı. Şimdi herkes onu parası için seviyordu. Oysa açlık çektiği günlerde kimse onunla ilgilenmiyordu. Martin Eden bu duruma dayanamaz ve artık yazmamaya karar verir… Kitabı okuduktan sonra düşündüm de, hepimiz hayaller kuruyoruz ama günlük hayatın içerisinde önemli gibi görünen ama aslında bir anlamı olmayan olay veya şeyler ile karşılaştığımızda hayallerimizi unutup gidiyoruz. Sonra bu hayaller bize rüya gibi gelmeye başlıyor ve umudumuzu yitiriyoruz. Martin Eden’ in uykusundan feda edip yazı yazması ve kitap okuması beni en çok etkileyen bölüm oldu. Eğer bir şeyi gerçekten istiyorsanız onu alırsınız ve istediğini alan bir adam Martin Eden, bence mutlaka okumalısınız.

Veysel Özdemir

By | 2017-03-11T00:48:56+00:00 Aralık 3rd, 2016|Categories: Edebiyat|0 Comments