Aktiffelsefe Eskişehir

Burada İçerikler paylaşılacaktır.
Pek Yakında..

Nasıl Yazar Olunur? 2

Nasıl Yazar Olunur? 2

Yazarlık kursundan beni etkileyen kısımları paylaşacağım bugün.
Dünyanın en büyük spritüel yayınevinin sahibi Louise Hay ilk kitabını yazıp kendisi bastırdığında 2000 adet bastırıyor. Hocası ona sen ne yaptın diyor. O kadar kitabı asla satamazsın. Bugün o kitap tüm dünyada 40.000.000 satmış durumda. “Bu kitabı satmak için bir çabaya girmedim çünkü kitaptan zengin olmayı hayal etmemek gerek” diyor Louise. Bir kitap seni zengin etmek için değildir o sana dünyanın kapılarını açmak içindir. Kitabı yazarken her zaman insanlara nasıl yardım edebilirim diye düşünmek gerekir.
ReidTracy yayınevinin CEO su da geç kaldım zannedenler için harika bir örnek veriyor. Louise Hay yayınevini kurduğunda 60 yaşında. Geç kaldım düşünüp yapmasaydı ne olurdu ki. Hayatın ne getireceğini nereden bilebiliriz. Şu anda kendisi 90 yaşında ve yayın evi de 30 yaşını kutluyor.
Belki sizi şaşırtacak ama işletme okumuş bir insan olarak bana çok açık gelen bir konu da CEO’nun muhasebeci olması. Kendi hikayesini anlatırken bahsediyor ben geldiğimde yayın evini film endüstrisi kökenli insanlar yönetiyordu. Onlar para harcamasını iyi bilir ama kazanmasını değil diye. Evet bu dünyada bir iş yapıyorsak bu kitap yazıp yayınlamak da olabilir gelir gider dengesine dikkat etmek gerekiyor.
Bu kursu ilk aldığımda da en çok vurgulanan nokta ise bir platform oluşturmaktı. Platform senin kendi okuyucu kitlen oluyor ve tabii onlarla kurduğun iletişim çok önemli. Bu hangi tip kitap yazarsan yaz geçerli. Çünkü bir ürünün de en önemli tanıtımı ağız yoluyla yani tavsiye ile yapılanı oluyor. Her yazarın kendi kitlesini oluşturması, o kitlenin öncelikle kitabı okuyup sonra tavsiye etmesi gerekli. Yani kitap ya da yazıları daha yayınlanmadan yazarın potansiyel okurlarıyla buluşması gerek.
En çok satan yazarlardan bir olan DoreenVirtue 80’lerden bu yana kitapları yayınlanan bir yazar olarak yazmak kolaydır diyor, eğer bir damar açıp orayı kanatırsan. Yani yazmak için duyguya girmenin önemine değiniyor. Bu utanç olabilir, üzüntü olabilir vb. Bu duygulara girmeye çalışmak, giremiyorsan nelerin bu duyguya girmene engel olduğunu ise keşfetmek gerekiyor. Yazar olmak kendini fark etmek ve bunu özümsemektir diyor. Sonuçta hepimiz kendi tecrübelerimizi yazıyoruz. Yemek kitabı da yazsan, spritüel bir kitap da yazsan yazdığın kendi tecrüben ve bunun kendine özgü olması gerek.
Doreen ilk kitabını utanç verici bir konuda yazmış. Çocuklarının babası ile olan boşanmasını ve velayet davasını anlatmış kitapta. Kitabın adı Velayet krizi imiş. Çok korkmuş o kitapta bir dönem çocuklarının velayetinin onda olmadığını öğrendiğinde insanlar onu yargılar mı diye. Eski eşi onun hakkında ne düşünür diye vb. Ancak ne zaman insanların yargılarının kendi dramaları olduğunu farketmiş ve bunu önemsemeyi bırakmış 4 yayınevinden teklif gelmiş.
Düşündüğüm zaman hepimiz kendimizle ilgili konuları bir yere kadr açabiliyoruz. Ama baktığımda benim hayran olduğum yazarların hepsi tüm hayatını ve kalbini açanlar. Aslında hepimiz zaten kendi hayatımızın yazarı değil miyiz? Biz yazıyoruz biz oynuyoruz. Neden sonra yazıp yaşadığımız hayatı kaleme geçirirken utanıyoruz ki?
Ey insanlık benim hakkımda ne düşündüğün senin problemin diyerek özgürce yazmayı diliyorum hepimiz için.

By | 2017-04-20T21:19:16+00:00 Mart 5th, 2017|Categories: Ezgi Uzgel|0 Comments