Sevgili Kibrime Mektup

Sevgili Kibrime Mektup

Tam 18 yıl önce seni fark ettim ve bir kusur olduğunu anladım. Bunca yıldır seninle çalışırken birçok özelliğini keşfettim.
*Ben senin hep haklı ve üstün hissettirdiğini gördüm. Bu da aslında senin insanı diğer insanlardan ayrı hissetmeye yol açan, insanlar arasında bizi birlik fikrinden uzak tutan bir işlevin.
*Tasavvufta mertebeleri okurken insanı en son terk eden kusurun kibir olduğunu okuduğumda sarsıldım. Yani sen son aşamaya kadar benimle mi olacaktın? Evet, adım adım azalıyordun ama bir ermiş olana kadar hep bir miktar seni, bir kambur olarak herkes gibi ben de taşımaya devam edecektim.
*Kibrin aslında nedensiz olduğunu kavradım. İlk senelerde kibrin nedenlerini görüyordum kendimde ve etrafımda. Bu; kişi iyi bir eğitim aldığı için olabilirdi, kişinin soylu bir aileye veya bu günlerde sadece zengin olması yeterli olan bir aileye sahip olduğu için olabilirdi, ünlü olduğu için olabilirdi, diğer kişilerin bilmediği bir şeyler bildiği için olabilirdi vb. Sonra bir gün gerçekten hiçbir şeye sahip olmayan birinin kibrini gördüm ve o an senin aslında kendini göstermek için hiçbir nedene ihtiyacın olmadığını anladım. Aslında kibri bir nedene dayandıran benim gibi kişilerin de bu neden olmasa da sana sahip olacağını ve senin anlamsız bir şekilde, yine ruh için bir anlamı olmayan saçma bir neden bulup ona dayandıracağını kavradım. Senin bir dayanağın olması gerekmiyor çünkü sen bir kusursun zaten.
*Sen benim ruhuma ait değilsin. Ruhum saf ve temiz. Sen benim maskemin bir parçasısın. İnsanın kendine güzel gelen ama dışardan çok çirkin gözüken maskesinin bir parçasısın. İnsan seni karşısındaki kişide gördüğünde hiç çekilmezsin. Bu durumda diğer insanlar bende gördüğünde ne kadar çirkin olduğunu gittikçe daha iyi anlıyorum.
*Kusurlarla nasıl çalışacağımı biliyorum. Seni 18 yıl önce yani neredeyse hayatımın yarısı kadar bir süre önce fark edip seninle çalışmaya başladığımdan bu yana senin karşında duran bir erdem olan alçakgönüllülük üzerine çalışıyorum. 16 yıl tai chi çalıştım ve selamında bile alçakgönüllülük fikri var.
*Son zamanlarda aslında kibir hissettiğim insanları bile sevdiğim hatta onları tanımamama rağmen onlara güvendiğimi kavradım. Bu da beni şaşırttı. Diyelim ki bir pazarcıya yukarıdan baktım, o kişiyi insan olarak sevdiğimi anladım. Hatta, kardeşim bana şu konuda yardım eder misin dediğimde hiç üşenmeden yardım edecek kadar soylu biri olduğunu düşündüm. Bu bir çelişki gibi ama seni mantıklı bir nedene oturtmanın imkânsız olduğunu yine bana gösteriyor.
Seninle 18 yıldır dans ediyoruz. Bu keşfi yaptığımda %80 kibirli %20 alçakgönüllüysem şu anda bu oranın %50 kibir %50 alçakgönüllülük olduğunu düşünüyorum. Kendi üzerinde çalışmayan bir kişi için bu oran  küçük gibi görünebilir ama benim için büyük bir zafer. %30 hayatımdan çıktın, %30 alanı alçakgönüllülük kazandı.
Bu mektupla sana sesleniyorum! Evet, senin de kibir olarak bir işlevin var ki insanın başına erene kadar musallat oluyorsun. Savunma mekanizmalarını harekete geçiriyorsun vb. Ancak benim 10 yıl önce insan sevgisi nedeniyle geldiğim bu şehirde artık yakamı biraz daha bırakmaya ne dersin? Sana tavsiyem bu soğukta durma. Eskişehir buz gibi. Sahil kenarına doğru yola çık. Bir miktarını daha dönmemek üzere tatile yolla.Ve sen, bu satırları okuyan kardeşim bunları okurken yargıladığın oranda sen de bu kibir illetine sahip olduğunu itiraf etmek ve yeni yılda daha alçakgönüllü olmak için kendine söz vermek ister misin?

2018-01-13T22:12:48+00:00

Aktiffelsefe Eskişehir

Burada İçerikler paylaşılacaktır.
Pek Yakında..