Aktiffelsefe Eskişehir

Burada İçerikler paylaşılacaktır.
Pek Yakında..

Tai Chi Chuan Ustası ile Sohbet

Tai Chi Chuan Ustası ile Sohbet

27 – 28 Mayıs 1995 tarihlerinde Ankara’da Yeni Yüksektepe Kültür derneği, Tai Chi Chuan Semineri düzenlemiştir. Semineri veren İspanya Bodhidharma Felsefi Savaş Sanatları Enstitüsü Müdürü Jorge Ruiz Riquelme ile yaptığımız röportajı sunuyoruz.

Tai Chi Chuan’a nasıl başladınız?

Şili’de yirmi yıl önce başladım. Başka bir şehirden başkent Santiago’ya geldiğimde siyah giyimli ve sakallı bir adam bir havuzun etrafında, bir direğe asılı renkli kumaşlar gibi hareketler yapmaya çalışıyordu ve bu beni çok etkiledi. O kişiye yaklaşarak ne yaptığını sordum ve ondan Tai Chi Chuan’ı ilk defa duydum. Direkteki kumaşlardan ilham alarak hareket etmeye çalıştığını söyledi. Bu, 1975 yılında olmuştu. Sonra bu ilk hocam bana Tai Chi Chuan’ın doğanın dört unsuru; su, hava, toprak ve ateş ile beşinci unsur olan insanın ilişkisi olduğunu öğretmiştir. Birkaç yıl sonra Buenos Aires’te Çinli Ma hocanın yetiştirdiği bazı hocalardan bu sanatı öğrendim. 1988’de İspanya’ya gittiğimde başka Çinli ustalarla Madrid’te çalıştım. Tayvanlı ve Pekinli hocalardan ve 1993 yılında da Pekin okulundan gelen Mugen Derneği’nden ders aldım. Mugen sınırsız anlamına geliyor.

Tai Chi  Chuan egzersizlerini yapmak için en ideal ortam hangisidir?

İdeal zaman şafak vakti veya gün batımından öncedir. Açık ve ya kapalı yerlerde yapılabilir. Tabii doğada olması çok iyidir. Tam olarak bu saatlerde uygulanması çok zordur. O zaman sizin için uygun olan zamanı seçiniz.

Tai Chi Chuan günde kaç kez yapılır?

Bu, neden Tai Chi Chuan yapmak istediğinize bağlı. Ben hazırlandığımda günde 3 kez yapıyordum. Eğer özel bir derece almak istemiyorsanız haftada iki, üç kez yeter.

Hareketleri teker teker mi yapmalı, yoksa bir dizi halinde mi?

Bütünleştirme çok önemlidir. Tüm egzersizler fazla zaman almadığından, bir bütünlük içerisinde yapılması daha iyidir.

Bize kısa bir şekilde Bodhidharma ve Shaolin’den bahsedebilir misiniz?

Budist Shaolin Manastırı’nın aslı olduğu iddia edilen pek çok manastır var. Bodhidharma, Hindistan’dan Çin’e, Budizmi götüren kişidir. Çin’de gördüğü rahiplere meditasyon yapmak için bazı egzersizler öğretmiştir. Örneğin duvara bakmak gibi egzersizler vardır. Kendisi manastıra gidiyor ve saatlerce duvara bakıp meditasyon yapıyormuş. Budizm içerisinde Bodhidharma ile Chan Okulu kurulmuş ki daha sonra bu okul Japonya’da “Zen” adını almış. Bu, duvara bakılarak yapılan meditasyonun Samadhi yani Hint Felsefesindeki derin konsantrasyona gelmeden önceki durum olduğunu söyleyebiliriz. Bir hikayeye göre, Bodhidharma meditasyon yaparken uyuyakalmış ve bu nedenle kendisine çok kızarak kaşlarını koparıp yere atmış ve onlardan çay bitkisi türemiştir. Bu olaydan sonra Bodhidharma gözlerini hiç kapatmamıştır. Tüm heykellerinde ve temsillerinde gözleri abartılı bir şekilde açık görülür. Başka bir hikâyede ise, müritleri kendisini görmeye giderler ve orada sadece bir sandalye bulurlar. Bu hocaların her zaman bizimle olduğu, tamamen gitmedikleri anlamına gelir. Sembolik olarak anlamı, bir gün geri geleceğidir. New Acropolis içerisinde Bodhidharma Enstitüsü, onun açtığı bilgelik yoluna dönülmesini amaçlamaktadır.

Diğer savaş sanatları ile Tai Chi Chuan’ı karşılaştırabilir misiniz?

Tai Chi Chuan’ın özü, hareketin özünün bulunmasıdır. Örneğin Aikido savaş sanatı süvari kılıç sanatıdır. Bu sanatta kılıç, iradeyi temsil eder ve bu kılıçla yani iradeyle yok edilmesi gereken şekiller yok edilir. Bu sanatın özü ise, gereken şeyleri yok etme kapasitesidir. Çin’de Ninjaların kökeni olan çok daha eski bir sanat vardır ki bu sanatın temel ilkelerinden birisi bunu uygulayacak kişilerin hayatlarının tehlikede olması şartıdır. Gerçekten de ölüm yaklaştığında içimizde bazı şeyler olur, ya korkaklara ya da kahramanlara dönüşürüz.

Tai Chi Chuan’da yapılan hareketlerin isimleri onları hatırlamak için mi konmuş yoksa sembolik anlamlar taşıyorlar mı?

Öncelikle çevirilerle ilgili problemlerin olduğundan bahsetmek istiyorum. Batılılar için bu isimlerin hatırlatıcı bir işlevi var ama bunlar kendi orijinal dillerinde mutlaka bir anlam taşıyor. Tüm savaş sanatlarında ortak olan bir nokta abartılı isimlerin kullanılmasıdır. Örneğin semaya yükselme meydanı gibi, ama bu isimler batılılar için pek anlamlı değil. Aynı zamanda simyasal bir anlam var. Bu isimler şifreli bazı anlamlar gizliyor. Örneğin kullandığımız Hara veya Tan Tien kelimesinin tam çevirisi “civa-oksit alanı”dır ki bu simya ile yakından ilişkilidir ve gerçekten bu alanda çok değişiklikler oluyor. Yüksek, orta ve alt enerjileri toplamak için üç merkez alanı vardır. Çin’de simya çok derin ve geniş bir konudur.

Tai Chi Chuan felsefesi ile ilgili önemli bulduğunuz bir kitap var mı?

Suzuki’nin Zen Budizmi adlı kitabında Boddhidharma’dan bir bölüm var: Lambayı aktarmak. Kitabın o bölümü çok kısa, çok ezoterik ve tercüme edilmemiş.

Bildiğimiz kadarıyla Taoizm’de yiyeceklerle ilgili bazı öneriler var. Tai Chi Chuan’da da var mı?

Herhangi bir şey tavsiye etmiyorum. Bu simyasal bir olaydır ki eski bazı Çin yemeklerini yedikten sonra hemen hemen aydınlanıyordunuz ama şimdi bu tür yiyecekler hiç kalmadı.  Doğulu, ideal dünyayı, gökyüzünün dünyasını yeryüzüne yansıtmayı amaçlıyor. Örneğin Eflatun’un Devlet adlı kitabı da aynı amaçları taşıyor; dünyadaki doğal düzenin gerçekleşmesi amacını.

Tai Chi Chuan’ın ritmik bir tarzı mı var?

Melodik bir tarzı var. Daha çok sezgiye (Buddhi) dayanıyor.

Müzik ve Tai Chi Chuan arasında nasıl bir ilişki var?

Klasik dönemlerde savaşçılar aynı zamanda sanatçıydılar. Tai Chi Chuan duruşları kullanılarak yapılan “sesin eğitimi” adlı bir alt bölüm var. Taoist ilkelere dayanarak bazı kişiler hala bugün ses eğitimi alıyorlar. Hayatımda pek çok müzisyene Tai Chi Chuan dersi verdim. Her seferinde müzisyenler, şarkı söylemek ve Tai Chi Chuan arasındaki ilişkiye çok şaşırıyorlardı. Aynı zamanda tiyatro ve güzel konuşma sanatında iyi ifade için kullanılabilir. Pek çok insan eyleminde faydalıdır.

Tai Chi Chuan egzersizlerini uygularken dilin, ucunun damağa değmesi olarak açıklanan özel bir konumu var. Bunun nedeni nedir?

Dilden Hara noktasına gelen önemli bir meridyen var ve dilden arkayı dolaşıp yine aynı noktaya ulaşan başka bir meridyen var. Ve bu iki meridyen bir daire oluşturuyorlar. Dili o pozisyona getirdiğimizde daire kapanıyor ve enerji dolaşabiliyor. Çok konuştuğumuzda enerji kaybediyoruz. Sessiz kalmak daha faydalı çünkü enerji dolaşabiliyor. Bu pozisyon, genellikle tüm savaş sanatlarında var. Bunu bazıları bilerek, bazıları ise bilmeden yapıyor. Bu pozisyon tehlikelere karşı hazır olmamızı sağlıyor. Aynı zamanda bazı konularda normal seviyelere dönmeyi sağlıyor. Örneğin korku, düşünceler vs… Hayatta her konuda kullanabilirsiniz. Çalışırken patron kızgın bir şekilde size doğru gelirse, siz dili o pozisyona getirip diyafram nefesi alıyorsunuz ve artık hazırsınız.

Peki ya patron da Tai Chi Chuan biliyorsa?

O zaman başka teknikler kullanıyorsunuz.

Tai Chi Chuan’ın yanı sıra düzenli olarak meditasyon yapan bir kişi için öncelik hangisinde olmalıdır?

Ben de meditasyon yapıyorum ama savaş sanatları içerisindeki meditasyonları yapıyorum. Bugün dünyada uygulanan meditasyonların bazıları bozulmuş ama savaş sanatlarında özel bir meditasyon şekli var. Bunun ilk adımları daha önce konuştuğumuz dil pozisyonu ve diyafram nefesi. Bugün kullanılan meditasyonlar ya bir dine ya da bir tarikata ait ama savaş sanatları hiçbirine ait değil. Kendilerine özel meditasyon şekilleri var. Bir samuray hikayesi  var, samurayın biri, 400 düşmana karşı meydan okuyor ve onların bulunduğu yere giderken dağda bir Budist manastırına rastlıyor ve dua etmek üzere içeri giriyor. Tam çanın ipini çekmek üzere iken düşünüyor: “Neden dua edeceğim? Buddhalar ve tanrılardan yardım istemek için mi?” Daha sonra “Onlara inanalım ama kendimizden yardım isteyelim” diyor ve yoluna devam ediyor.

Tai Chi Chuan’ın diğer sporlarla ilgili bir kısıtlaması var mı? Örneğin vücut geliştirme çalışan biri bu sanatı uygulayabilir mi?

Her konuda uygulanabilir. Bu, kişiye bağlıdır. Tüm savaş sanatlarında olduğu gibi, bir strateji söz konusudur. Vurduğunuzda tüm enerjinizi vermiyorsunuz, yoksa bitebilir.

Dövüş şeklinde yapılıyor mu, yoksa müziksel ve şiirsel bir formu mu var?

Eller ile ilgili bazı egzersizler var ama sokakta onları kullanmak mümkün değil.

Bu konuda yapılan şampiyonalar var mı?

Tabii var. İki kişi birbirini itiyor. Ayakların yerden kalkmaması gerek. Dengesini kaybeden kişi puan kaybediyor. Fransa ve İngiltere’de çok çeşitli şampiyonalar var.

Savaş sanatları konusunda bir araştırmacı olarak başka neler yapıyorsunuz?

Savaş sanatları insanın kendisini tanımasının yollarından birisidir. Tüm dünyada çok hızlı bir şekilde yayılmıştır. Boddhidharma Enstitüsü’nün katkısı savaş sanatlarının felsefesini öğretmektir ki bu felsefe, savaş sanatlarının kalbidir. Bu sanatlar felsefe ile desteklenmez ise geçici olacaklardır.

Yeni Yüksektepe Dergisi, Sayı 9-10

By | 2017-06-19T19:24:35+00:00 Mart 16th, 2017|Categories: Felsefe, Savaş Sanatları|0 Comments