Aktiffelsefe Eskişehir

Burada İçerikler paylaşılacaktır.
Pek Yakında..

Tanrısal Öngörü

Tanrısal Öngörü

Stoa felsefesinin Fortuna (Talih), Fatum (Kader) ve Providentia (Tanrısal Öngörü) kavramları üzerine, antikçağdan elimize geçen en önemli metinlerden birisi olan De Providentia, retorik sanatının incelikleriyle örülü üslubuyla her şeyden önce klasik bir edebiyat metnidir. İçeriğinin Stoik ahlak ilkeleriyle döşeli oluşu, tanrı ve insan ilişkilerinin ayrıntılı olarak sorgulanması, iyi ve kötü değerlerinin açık ve seçik ifadelerle aydınlatılması, yaşam ve ölüm kavramlarına yaklaşımı açısından değerlendirildiğinde, bu eser Roma’dan günümüze kalan örnek bir ahlak felsefesi metni özelliği kazanır. [i]İnsan zihni evreni, tanrıyı, insanı, iyiliği, kötülüğü, doğayı, kaderi, talihi, talihsizliği, sabretmeyi, yaşamı, ölümü sorguladıkça, satırlarında edebiyatla felsefeyi buluşturan De Providentia samimi diliyle ona sonsuza değin ışık tutacaktır[/i]. “[i]Tanrılar iyi insanlara, öğretmenlerin öğrencilerine davrandığı gibi davranır; ümit vaat edenlerden daha fazla gayret bekler.” [/i]“İnsanın yolu düz olmayacaktır; yukarı ve aşağı gidip gelmeli, savrulmalı, gemisine fırtınalarda hakim olmalı. Bu insan talihin karşısında rotasını kaybetmemelidir; önüne kaba, dikenli bir sürü yol çıkacaktır, ama o bunları yumuşatmalı, pürüzsüz kılmalıdır. Altın ateşle, mert insan kötü yazgısıyla anlaşılır.” Seneca, Corduba’da İ.Ö. 4’te doğar (İÖ 4-İS 65) ve dönemin ünlü hatip ve felsefecilerinden ders alır. Babası, yaptığı perhizlerden zayıf düşen Seneca’nın sağlığını düzeltmek ve onu felsefeden uzaklaştırmak için önce Pompei’ye, ardından Mısır’a gönderir. İmparator Claudius zamanında adı birtakım saray dedikodularına karışınca İS 41’de Korsika’ya sürgüne yollanır. Sürgündeki yıllarını felsefi yapıtlar kaleme alarak geçiren Seneca, oğlu ve geleceğin imparatoru Nero’yu eğitmesi için Agrippina tarafından geri çağrılır. Nero sayesinde nüfuz sahibi ve zengin bir kişi olur, İS 64’te siyasetten çekilerek kendisini tümüyle felsefeye adar. Ancak İS 65’te Nero’ya karşı bir suikast girişimine adı karıştığı için intihar etmeye zorlanır. Yaşamı boyunca ölümün hiçe sayılması gerektiğini savunan Seneca, bu emri metanetle karşılar ve damarlarını keserek intihar eder.

By | 2017-03-02T23:05:53+00:00 Aralık 22nd, 2016|Categories: Felsefe-Psikoloji|0 Comments