Aktiffelsefe Eskişehir

Burada İçerikler paylaşılacaktır.
Pek Yakında..

Uyum, Denge ve Başarı İçin Feng Shui

Uyum, Denge ve Başarı İçin Feng Shui

“Önce kader gelir, sonra talih. Ardından da kendisini izleyen Feng Shui ile insanseverlik ve eğitim.”

Eski bir Çin sözü

KADİM ÇİN’İN YERLEŞTİRME SANATI ve BİLİMİ “FENG SHUİ”                                          

fengshuiHiç bir insanın evine girip de, birden kendinizi evinizdeymiş gibi rahat, huzurlu ve mutlu hissettiğiniz oldu mu? Bu atmosferi yaratan şey mobilyalar mıydı? Yoksa odanın şekli miydi? Belki de pencerelerden giren ışıktı. Belki de ne olduğunu tam olarak kestirememiştiniz, ama oradaki her şey size doğru, olması gerektiği gibi gelmişti. Belki o evdeki “iyi titreşimleri”, sıcak konukseverliği ya da konfor ile stil arasındaki kusursuz dengeyi hissetmiştiniz.

Oysa ben diyorum ki büyük bir olasılıkla, hissettiğiniz şey iyi “Feng Shui” idi. İyi bir Feng Shui’ye sahip bir ev sükunet ve huzur yayar. Yapının şekli, içinin döşenişi ve -bunun sonucunda- orada yaşayanlar doğa ile uyum içindedirler.

Bir evin yeri, içindeki eşya ve bu eşyanın yerleştirilişi ve her bir odada rengin kullanımı, tüm bu etkenler o ortamın dengeli mi dengesiz mi, güç verici mi, yoksa tüketici mi olumlu mu olumsuz mu olacağını belirler.

Kadim Çin’in yerleştirme sanatı ve bilimi olan Feng Shui kurallarını uygulayarak -renk, eşya, sanat eserleri, bitkiler, odanın şekli ve konumu gibi temel unsurları kullanarak- her binada, evde ya da iş yerinde dengeli bir ortam yaratabilirsiniz.

FENG SHUİ NEDİR? NEREDEN KAYNAKLANMIŞTIR, NASIL İŞLER?

Feng Shui (“fong şuvey” diye telaffuz edilir) yaşadığımız iç ve dış mekanların hayatımızı olumlu yönde etkilemesi için uygulanan bir takım tekniklerin sanatı ve bilimidir. Kısacası bulunduğumuz ortamda uyum içinde yaşama bilimidir ve bu uyumu sağlamak için de her ortam için değişik teknikler kullanılır.

Sözlük anlamı “rüzgar” ve “su” dur. Rüzgar ve su doğayı etkileyen iki akıcı elementtir. Feng Shui kavramı nispeten yenidir. Geomansi adıyla da bilinen Feng Shui’nin özgün Çin işaretleri ham ve yu idi. Ham, enerjinin göklerden alınmasını sağlarken Yu, dünyanın gök cisimleriyle bağlantısını kurar. Dolayısıyla da Feng Shui’nin, gökyüzü ile yeryüzünü birleştirme çabasından doğduğunu söyleyebiliriz.

FENG SHUİ’NİN KAYNAĞI VE TARİHÇESİ

Feng Shui’nin kökü, Konfiçyüsçülük ve Taoculuk’a dek dayanmakta ve Çin’de günümüzden yaklaşık 5000 yıl öncesinden beri uygulanmaktadır. Feng Shui uygulamasının tam olarak ne zaman başladığı bilinmiyor. Fakat yüzyıllar boyunca Çin imparatorluğunun üst düzey insanları tarafından kullanıldı. Feng Shui Okulları çok iyi korunur ve bilgileri başkalarınca kullanılmasın diye ölüm cezası bile uygulandı. Bu uygulamalar üç ana okulun öğretileri çerçevesinde oldu:

Şekil, Toprak Şekli Okulu:

Toprak Şekli ya da sadece Şekil Okulu diye bilinen en eski okul Feng Shui tarihinin ilk ikibin beşyüz yılı içinde, Tang hanedanlığı (M.S 618-907) dönemine dayanır. Güney Çin’de ortaya çıkan Şekil Okulu Feng Shui’si daha çok coğrafyanın bir değerlendirilmesiydi. Bir yerin niteliğini değerlendirmek için dağları, tepeleri, nehirler, ve diğer doğal kara oluşumlarını baz olarak kullanırdı. Bu yaklaşım, Feng Shui’nin Biçim okulu olarak tanındı.

Yön, Pusula Okulu (Compass School):

Feng Shui tarihinin son ikibin üçyüz yılı içerisinde ise Feng Shui, pusulanın icadı ile Pusula Okulunun kurulması üzerine çok daha bireysel bir biçim aldı. Bu büyük adım, insanların doğum tarihlerine göre doğru bir şekilde yerleştirilmelerini sağladı.

Siyah Şapka Okulu (Black Sect (hat) Tibetian Buddist School):

Üçüncü ama çok daha yeni bir Feng Shui Okulu da son elli yıl içinde, Californiya’daki Berkeley Üniversitesi’nde Feng Shui üstadı Lin Yun tarafından geliştirilmiştir. Feng Shui hareketi Birleşik Devletler’de geliştikçe, Profesör Lin bu kadim uygulamayı daha çok insanın ulaşabileceği ve daha fazla duruma uyarlanabilecek bir hale getirme gereğini hissetti. Bunun sonucunda, Siyah Şapka Okulu’nu (Tantrik Tibet Budist Feng Shui yöntemi) yarattı. Siyah Şapka Okulu, bir yerin Feng Shui’sini analiz etmeye başlama noktası olarak, bir binanın ya da bir odanın ana kapısını kullanır. Eski Okul, önemli yaşam konularını belirlemek için bir pusulayı gerekli görürken, Profesör Lin’in yöntemi önemli alanları oda kapısına göre saptar. Sade ve basit oluşu nedeni ile Siyah Şapka Okulu Batı’da çok yaygın hale gelmiştir.

Bugün Feng Shui içinde pek çok akım yer almakta, ancak bu akımlar hala ya Biçim ya da Pusula Okulunun bir parçası olarak sınıflandırılmaya devam etmektedir.

FENG SHUİ’NİN İŞLEYİŞİ

Yuva, başımızı sokacağımız bir yerden çok daha fazlası olmalıdır. Nitekim yuva sözcüğü zihnimizde ev ya da apartman sözcüklerinden çok daha hoş imgeler uyandırır. İşten veya herhangi bir yerden döndüğünüzde evinizde olmak iyi bir duygu uyandırıyor mu? Eğer olumlu duygular evinizin sokağına girdiğiniz andan başlayarak hissediliyorsa yuvanızda büyük ölçüde pozitif Feng Shui mevcut demektir.

feng-shui-1-2Yeni bir eve taşındığınızda ona kişiliklerimizin damgasını vururuz. Her bir mobilyanın anlatacak bir öyküsü olur. Süs eşyalarıyla duvardaki resimler zevklerimizle eğilimlerimizi yansıtır. Raflardaki kitaplar ilgi alanlarımızı ortaya koyar. Çerçevelenmiş fotoğraflar bize sevdiklerimizi anımsatırken başkalarına da geçmişimiz ve bizim için önemli olan insanlar konusunda önemli ipuçları verir. Bir yerde yalnızca birkaç hafta bile kalacak olsak sevdiğimiz kişisel eşyalarımızla olabildiği kadar hoş bir atmosfer yaratmaya çalışırız.

Dolayısıyla yuvalarımızı elimizden geldiğince ahenkli ve rahat kılmaya çalışarak çoğu insan gibi Feng Shui’yi sezgilerimizle uygularız. Eminim doğru şeylerin doğru yerlerde olduğunu hissettiğiniz mekanlara girmişsinizdir. Kuşkusuz bunun tersini de deneyimlemiş, bir yerlerde bir yanlışlık olduğunu sezinlediğiniz mekanlar da görmüşsünüzdür. Çoğu zaman böyle bir mekan birkaç basit düzeltme ile iyi bir Feng Shui deneyimlenecek bir yer haline getirilebilir.

CHİ, YAŞAM GÜCÜ

Yaşadığımız mekanda çevremizde bizi etkileyen ve devamlı hareket eden kozmik, metafiziksel enerjiler vardır. Bu enerjinin adı “Chi” (“Çi” diye okunur, Japonlar “Ki” derler)’dir.

Eski Çin’de her tepe ya da dağın altında yeşil bir ejder ya da beyaz bir kaplan olduğuna inanılırdı. Bu iki hayvanın simgesel olarak birleştiği yer bir yuva için olabilecek en iyi konumdu. Chi atmosferde sessizce ve görünmeden sürekli dolaşır, çok güçlüdür. Çinliler Chi’yi, bu gücü, evrenin enerjisini, “Ejderha’nın kozmik nefesi” olarak sembolize ederler. Ejderin soluğuyla, Chi yarattığına inanılır. Chi evrensel yaşam gücüdür. Kainatta her şeye hayat veren bu enerjinin hareketi, akışı yumuşak ve yavaş olmalıdır. Usulca akan suyun yanında Chi toplanır ve kusursuzca yapılan her şeyle Chi de yaratılmış olur. Güzel bir beste yapan müzisyen Chi yaratır. Şiirini yazan ozan da Chi yaratır. Enfes bir pasta pişiren bir kişi, pastasıyla birlikte ortaya Chi’yi de koyar. Ustaca bir sayı alan tenisçi de Chi üretir.

Etkin bir şekilde yaşamak için yuvamızda olabildiğince çok Chi akımı sağlamalıyız. Feng Shui ile biz, bu enerjiyi bize en faydalı olacak şekilde yakalamaya çalışırız. Bu enerji insan hayatı için kaçınılmazdır.

Chi hem pozitif hem de negatif olabilir. Söz gelimi usulca akan su Pozitif Chi yaratırken, durgun su negatif Chi kaynağıdır. Feng Shui’de olabildiğince çok pozitif Chi yaratırken negatif Chi’nin de önüne geçmek isteriz.

Kendi Feng Shui uygulayıcınız olabilirsiniz. Feng Shui sanatı ve bilimi size çevrenizde olumlu sonuçlar almak için yardımcı olacak büyük bir malzeme çantası sunmaktadır. Onlarla çalışın, böylece çevrenizin koşullarını iyileştirmek için ne yapmanız gerektiğini merak etmek yerine, Feng Shui gözlerinizle tam olarak ne yapmanız gerektiğini göreceksiniz. Kesin olarak nereye “dokunmanız” gerektiğini bileceksiniz.

ŞİMDİ VE BULUNDUĞUNUZ YERDEN BAŞLAYIN!

Deneyimler, Feng Shui prensiplerini nerede olursanız olun uygulamayı önerir. Burası kiralık bir daire, bir ofis, otel odası ya da dengelenmesi gereken “geçici” bir semt olabilir ya da seyahat ederken bir kaç gece geçireceğiniz yerler gibi geçici durumlarda bile Chi’nin düzenlenmesinin son derece yararlı olduğu fark edilmiştir.

Çoğu kişi, yeni evlerini alır almaz Feng Shui uygulamak isterler. Fakat, bir ya da iki yıl oturmak amacıyla kiraldıkları evleri için bunun bir zaman kaybı olduğunu düşünürler. Bu, tıpkı “Kendime bakmak için bir ya da iki yıl bekleyeceğim” demek gibidir. Tüketici özellikleri olan Chi; bir kulübe ya da büyük bir ofis olsun, geçici olarak kalmayı düşünsek de düşünmesek de orada yaşayan ya da çalışan kişilerin kaynaklarını tüketecektir. Diğer yandan, zengin bir Chi’ye sahip bir mekan, çeşitli yararları ve olumlu fırsatları çeker. Hedefiniz bir ev almak ya da iyi bir hayat yaşamaksa, tam şu anda bulunduğunuz yerde ve şimdi, kişisel bir cennet yaratmak için her şeyi yapmanız çok daha akıllıca olacaktır. Yaşadığınız ve çalıştığınız yerler arasında hareket eden Chi, sizin sağlığınız, refahınız ve mutluluğunuz için şimdi önemlidir. Bu nedenle bulunduğunuz yerde hemen şimdi başlayın, beklemeyin.

Şimdi, Feng Shui uygulaması ile ilgili ön bilgilere gelelim; Feng Shui’nin üzerine kurulmuş olduğu üç temel prensip vardır. Bu prensipler;

– Chi yaşam çemberi içinde her şey canlıdır,

– Her şey yaşam çemberi içinde birbiri ile bağlantılıdır.

– Her şey yaşamsal enerji içinde değişir, hareket eder.

Bunları biraz daha açıklarsak:

Chi Yaşam Çemberi İçinde Her Şey Canlıdır

Fiziksel dünyadaki HER ŞEY Chi diye bilinen yaşayan enerjiye sahiptir. Bu, cansız diye kabul ettiğimiz araba, bilgisayar, eşya ve araçlar ya da kayalar, bitkiler, toprak parçası ve binalar gibi her maddesel nesneyi içerir. Her fiziksel şey “canlıdır” ve kendi Chi özellikleri dışında bizim kendi tepkilerimiz, deneyimlerimiz ve hatıralarımızla ona eklediğimiz Chi kalitelerine sahiptir.

Kendi kişisel tepkilerimiz çevremizdeki şeylerle uyumlu bir şekilde karıştığı zaman derin bir uyum, konfor ve güvenlik hissi duyarız.

Her Şey Yaşam Çemberi İçinde Birbiri ile Bağlantılıdır

Chi tüm fiziksel şeylerle bağlantılıdır. Her şeyin bir başka şeyle bağlantılı olduğu bir hayat ağı içinde yaşamaktayız. Bir göle bir çakıl taşı attığınızda, tüm göl tek bir taşın yarattığı dalgalarla etkilenecektir. Bu durumu komşularınıza ve içinde yaşadığınız topluma da uygulayabilirsiniz, çünkü onların arasında dolaşan Chi göreli olarak etkisi azalmış olsa da evinizin veya işyerinizin içinde dolaşmaktadır.

Birbiriyle bağlantılı olma prensibi mekanın içinde de devam eder. Örneğin karışık bir dolabın içindeki kaotik Chi evin geri kalanına da dağılır ve tüm mekanda kısıtlayıcı bir etki yaratır. Güzel bir avludan yayılan yatıştırıcı, besleyici Chi ise onu çevreleyen alana yansır ve üzerinizde canlandırıcı bir etkide bulunur. Dahası, o dolabın ya da avlunun Chi özelliği hayatımızın geri kalanıyla da bağlantılı olacaktır. Örneğin karışık, kaotik dolap evinizdeyse, sizin dakikliğinizi etkileyebilir, bunun sonucunda da işinizle ilgili randevuları aksatmanıza yol açabilir – bu da parasal sorunlar, evlilikte problemler ve sağlıkta bozulmalara yol açabilir.

Her Şey Yaşamsal Enerji İçinde Değişir, Hareket Eder

Her şeyin içinde bulunan Chi sürekli olarak değişime uğrar. Değişime yol açan büyüme ve hareket, yaşamsal, canlı Chi’nin dinamik işaretleridir.

Evrende değişmeyen tek şey değişimdir. Baktığımız her yerde değişime şahit oluruz – mevsimler, topluluğumuz, bedenimiz, zihinsel durumumuz ve hislerimiz. Bu nedenle, çevremiz, sadece canlı ve daha büyük bir çevreyle bağlantılı değil, aynı zamanda sürekli olarak değişim içindedir. Zaman geçtikçe evler ve işyerleri, belirgin fiziksel değişikliklerin yanı sıra içlerinde oturanlarda gerçekleşen değişiklikleri de yansıtır. İnsanlar bir tatil, seminer ya da uzun bir ayrılık sonrasında evlerine döndüklerinde veya taşınma hazırlıkları sırasında çevrelerindeki bazı şeyleri değiştirmek ya da başlarından atmak istediklerini fark edebilirler.

Eski bir Çin sözü, “Hayatınızda değişiklik istiyorsanız, evinizde 27 şeyin yerini değiştirin” der. Önemli olan, kim olduğunuzu ve kim olmak istediğinizi belirlemek için çevrenizi değiştirerek, yenilenen mekana demir atmanızdır. Değişim hayatınızın içindedir ve yararınıza kullanılabilir.

YİN VE YANG

Feng Shui’nin iyileştirmeyi amaçladığı ve bizi besleyen Chi, sürekli olarak iki uç arasında gider gelir. Eskiler, bu uçları Yin ve Yang olarak adlandırmış ve bunlara mucizevi özellikler eklemişlerdir. Yin ve Yang evrendeki iki uç, zıtlıktır. Gece ile gündüz, kısa ile uzun, ön ve arka, erkek ve dişi, Yin ve Yang örnekleridir. Bunların hiçbiri diğeri olmadan var olamaz. Gece olmaksızın gündüz olmazdı, siyah olmadan beyaz. Eskiler Yin ve Yang’ı asla tanımlamaya kalkışmaz, sadece zıtlıkları sıralamaktan hoşlanırlardı.

Siyah Yin’i, beyaz ise Yang’ı simgeler. Kavram, eski Çinlilerin binlerce yıl önce bir dağın gölgeli yamacını Yin, güneşli yamacını Yang olarak adlandırmasıyla başlamıştır.

Bunun bir sonucu olarak kadim Taoistler, tanınmış Yin ve Yang simgesini, bütünlemeyi anlatmada kullanmıştır. Bir daire içindeki iki larvaya benzeyen bu simge evreni temsil eder. Larvalardan biri, içinde beyaz bir nokta olan siyah, diğeri ise içinde siyah nokta olan beyazdır. Noktalar her Yin’in içinde belli ölçüde Yang, her Yang’ın içinde de belli ölçüde Yin olduğunu göstermektedir.

Evrendeki herşey birbiriyle etkileşimi kesintisiz olan Yin ve Yang enerjilerinden oluşur.

Çoğumuz “orta yolu” ya da yin ve yang özelliklerin mükemmel bir karışımını tercih ederiz.

Dramatik mimari ve tasarımlar uç noktalara ulaşırsa sonuç Feng Shui açısından bir kabus olur. Keskin açılar, radikal oranlar ve abartılmış formlar sanatsal açıdan harikulade özellikler olarak görülebilir, fakat genellikle insanlar için sıcak konutlar yaratmazlar. Tasarım ne kadar yin ve yang uca kayıyorsa, içinde yaşayan ya da çalışan kişileri de o derece az memnun eder.

Son derece yin bir odaya örnek olarak karanlık, mağara benzeri, siyah renkli mobilyalarla dolu, loş ışıklandırılmış ve alçak tavanlı bir yer verilebilir. Fazlaca yang bir oda ise çok geniş, yüksek tavanlı, odayı güneş ışığında kavuran pencereleri olan, içi köşeli mobilya ve masalarla döşenmiş bir yerdir.

Fazlaca yin bir odayı dengelemek için, daha parlak ışıklar ve sıcak pastel renkler gibi yang elemanlar ekleriz. Fazlaca yang bir odada dengeyi sağlamak için de yumuşak döşemeli mobilyalar, köşeleri yuvarlatılmış pencere doğramaları ve koyu, zengin renkler gibi yin öğeler ekleriz. Yin ve yang özellikler doğru bir şekilde birleştirilirse, kişinin o mekanda rahat etmesi sağlanır.

Eğer çevremiz dümdüzse fazla Yin, aşırı tepelikse fazla Yang olduğu söylenir. Binlerce yıl önce tepeler Yang enerjisini simgelerdi. Günümüzdeyse buna karar vermek için komşu evlere bakarız. Pagodaların (Tapınak) Yang enerjisi yaratmaya yönelik oluşu ilginçtir.

Çevrenizi sevdiğiniz şeylerle doldurmak kendi kişisel Chi’nizin bir ifadesidir. Yani sizin yin ve yang olma durumunuzla ilgilidir. Şeyleri nasıl ayırdığınız ya da yin ve yang diye adlandırdığınız hiç fark etmez, önemli olan kişisel cennetinizi yaratırken kendi tercihlerinizi, stilinizi ve düşüncelerinizi onurlandırmanızdır. Asıl amacınız çevrenizi hoşunuza giden şeylerle doldurmaksa, bunların dantelli, sert, kırsal, dekoratif, eklektik ya da çağdaş olmaları hiç fark etmez. Önemli olan yüzünüzün gülmesidir.

bunch of lavender flowers candle and stones

BEŞ ELEMENTİN FENG SHUİ’YE UYGULANMASI

Artık Feng Shui gözlerinizle yin ve yang’ı ayırdedebileceğinize göre, çevrenizle ilgili olan beş elementi keşfetmeye başlayabiliriz.

Feng Shui’de Çin astrolojisinin geleneksel beş elementini kullanırız. Bu elementler; Ağaç, Ateş, Toprak, Metal ve Su’dur. Bu beş element, Yin ve Yang’ın karşılıklı kutupsal etkileşmelerinden doğarak, sayısız yol ve birleşimlerle kendilerini belli ederler. Çinliler evrendeki her şeyin bu beş elementten birine ait olduğuna inanır. Doğum tarihiniz, bu elementlerden hangisinin sizin için ağırlık taşıdığını belirler.

Feng Shui’ye göre, insanoğlu da bu beş elementin kombinasyonundan oluşmuştur. Bu nedenle tüm elementlerin evlerinde veya işyerlerinde temsil edildiği zaman insanların kendilerini daha rahat hissettikleri gözlemlenmiştir.

Beş elementle çalışırken geliştirip, kullanacağımız üç beceri vardır:

1. Mekandaki elementleri tanımlamak.

2. Gerekli elementsel eklemeleri ve düzeltmeleri belirlemek.

3. Elementsel dengeyi kurmak için özel tavsiyelerde bulunmak.

Çevrenizdeki nesnelerin elementsel birleşimlerini fark etmek ilginç olmaktadır. Feng Shui’de klasik olarak Chi’i iyileştirmek için kullanılan bir akvaryum, Beş Element’in tek bir ifadede toplanmasına iyi bir örnektir. Suyun kendisi ve cam kap Su elementini temsil eder; bitkiler Ağaç elementini; balıklar Ateş elementini; kum Toprak elementini; taşlar ise Metal elementini temsil eder. Sevdiğiniz doğal cenneti düşünecek olursanız burası bir ada, dağ ya da ormanın derinliklerinde bile olsa beş elementin de uyumlu bir karışımından oluştuğunu fark edersiniz.

Beş elementin Besleyici Döngüsünde her element bir diğerini mükemmel bir uyumla besler ve güç verir:

— Su, Ağacı besler.

— Ağaç, Ateşi besler.

— Ateş, Toprağı oluşturur.

— Toprak, Metali yaratır.

— Metal, Suyu tutar.

Besleyici Döngü, bize, elementlerin bir diğerini sonsuz bir döngü içinde nasıl güçlendirip, beslediklerini gösterir. Beş elementin her biri bir mekanda mevcut olduğunda doğal bir denge de kurulmuş olur.

Kontrol Edici Döngü’de ise elementlerin bir diğerine nasıl hükmettiklerini ve onu nasıl kontrol ettiklerini görürüz:

— Ağaç, Toprağı tüketir.

— Toprak, Suyu emer.

— Su, Ateşi söndürür.

— Ateş, Metali eritir.

— Metal, Ağacı keser.

Kontrol Edici Element Döngüsü üzerinde çalışırken şunları aklınızda bulundurmalısınız:

— Hakim olan element Ağaç ise, onu kontrol eden Metal elementini devreye sokun ve Toprak, Ateş elementleri ile belirginleştirin. Su elementini fazla kullanmayın.

— Hakim olan element Ateş ise, onu kontrol eden Su elementini devreye sokun ve Metal, Toprak elementleri ile belirginleştirin. Ağaç elementini fazla kullanmayın.

— Hakim olan element Toprak ise, onu kontrol eden Ağaç elementini devreye sokun ve Metal, Su ile belirginleştirin. Ateş elementini fazla kullanmayın.

— Hakim olan element Metal ise, onu kontrol eden Ateş elementini devreye sokun ve Su, Ağaç ile belirginleştirin. Toprak elementini fazla kullanmayın.

— Hakim olan element Su ise, onu kontrol eden Toprak elementini devreye sokun ve Ağaç, Ateş ile belirginleştirin. Metal elementini kullanmayın.

POZİTİF ENERJİ (SHENG CHİ)

Chi enerjisi, toprakta, havada, insan vücudunda, rüzgarda, her yerde vardır. Önemli olan bu enerjiyi bloke edecek bir ortam yaratmamak ve bu enerjinin akışının dik bir hat üzerinde olmamasını sağlamaktır.

NEGATİF ENERJİ (SHAR CHİ)

Dik bir hat üzerinde bize yansıyan enerjinin akışı hızlı olacaktır. Zehirli ok ya da Shar adıyla bilinen oluşum, düz çizgi ya da keskin açıların yarattığı negatif enerjidir.

Evinizde son bulan düz bir yol bir zehirli oka yol açar. Aynı şekilde giriş kapınıza uzanan düz bir yol da zehirli ok oluşturur.

Birbirine yakın evlerde zehirli ok kaynağıdır. Eğer komşu ev sizin evinize kırkbeş derecelik bir açı yapıyorsa zehirli okunu size fırlatması olasıdır.

Eğer binanız fabrika, cami, köprü, otoban, hastane, kilise, sivri çatılar, iletim hatları ve kulelerin karşısında ise negatif enerjinin etkisinde kalır. Feng Shui bize bunu önleyici yöntemler de gösterir.

Feng Shui aynı zamanda kapılar, pencereler, köşeler, kirişler, caddeler ve komşu binalar gibi yapısal özelliklerle de ilgilidir. Bu elemanların her birinin eviniz ve işyeriniz üzerinde etkisi vardır; bu etkinin insan dostu olmasına dikkat etmelisiniz.

Genelde kentlerde kendimize ait bahçesi olan dairelerde yaşamadığımız için bizi çevreleyen arazi üzerinde çalışamayız. Bu nedenle feng shui prensiplerini içerde uygulamalıyız. Mekan ne kadar kente ait ise, beş elementi doğal formlarında evinize getirmeniz de o kadar önemlidir. İçerde bitki, çiçek, kaya, kabuk, deri, yün, şamdan ve su gibi nesneleri kullanın. Bir odanın ya da bir evin önünde bulunan küçük bir su, mekanın önünde akan suyu simgeler ve şehir gürültüsünü maskeleyen uyumlu sesler sağlar. Büyük bitkiler o dairenin arkasında koruyucu bir ormanı simgelerken, pencere panjurları da evinizin yan taraflarını korur.

FENG SHUİ’Yİ HAYATIMIZDA NE ZAMAN KULLANABİLİRİZ

— Yeni bir ev ya da işyeri tasarlıyor ve yapıyorsanız.

— Kiralamak ya da satın almak için bir ev ya da işyeri seçiyorsanız.

— Bir eve ya da işyerine bir ek yapıyor ya da burayı yeniden tasarlıyorsanız,

— Bir bina ya da toprak parçası almayı düşünüyorsanız,

— Herhangi bir şekilde refahınızı arttırmak, ilişkilerinizi düzeltmek ya da yaşam standardınızı yükseltmek istiyorsanız,

— Şimdiki evinize ya da işyerinize taşındığınızdan beri hayatınızda önemli değişiklikler olduğunu  düşünüyorsanız,

— Yaşadığınız ya da çalıştığınız binayı kutsamak istiyorsanız,

Feng Shui prensiplerini uygulayabilirsiniz.

Burada tek tek evinizin ve işyerinizin düzenlenmesi konusunda bilgi vermem mümkün olmadığı için sadece Feng Shui hakkında bilgi sahip olmanızı sağlamaya çalıştım. Eğer tek tek ev ve işyerinizde değişim yapmak istiyorsanız bu konuda daha uzun süreler çalışmak ve seminerlere katılmaya çalışmalısınız.

Feng Shui’yi sanat ile bilim arasında kökleri çevrebilim, estetik bilimi, felsefe, astroloji ve iç mimaride bulunan bir geçiş olarak düşünün.

Bunun dışında yaşadığınız mekana artık yeni bir gözle bakmak size mutlaka çok önemli bir şey sağlayacaktır. Çünkü Feng Shui bize, kader diye bilinen bu semavi satranç oyununda biraz avantaj kazanma şansı sunar.

Güzel bir görünüşle doğmak

İyi bir kaderle doğmak kadar önemli değildir.

İyi bir kaderle doğmak da

İyi bir kalbe sahip olmak kadar önemli değildir.

İyi bir kalbe sahip olmak ise

Olumlu bir Chi’ye sahip olmak kadar önemli değildir.

Bir Çin deyişi

Vet. Hek. Arzu TAŞTAN

Yeni Yüksektepe Dergisi, Sayı 34

By | 2017-02-05T20:18:09+00:00 Kasım 30th, 2016|Categories: Bilim|0 Comments