Aktiffelsefe Eskişehir

Burada İçerikler paylaşılacaktır.
Pek Yakında..

Yapma Hastalığı

Yapma Hastalığı

ezgi-uzgelDoğduğumda adımı Eylem koymuşlar. Ondan mıdır nedir sürekli bir eylem hastalığı vardı bende. O yüzden birçok kişinin birkaç hayatına sığmayacak kadar şey yaptım.

Yap yap hastalığının sonucu “burn out” ( tükenmişlik sendromu)dur her zaman. Artık kımıldayamazsınız, hareket edemezsiniz. Zihin çalışmaya devam eder ama beden artık takip edemez. İflas etmiştir. Bunun neden olduğu bilinmez, yani nedir bu hastalık bilemezsiniz. Sadece bitmiş ve tükenmişsinizdir. Hiçbir şey fayda etmez. Durmak dışında. Ama zaten bu da en zor şeydir sizin için, durmak.

Yıllar önce bir gazetenin insan kaynakları ekinde okumuştum. Diyordu ki kişiler “Böyle yoğun çalışmaktan çok mutluyum; ama en fazla daha 2 yıl dayanırım.” Bu ne deliliktir, insanoğlunun kendine yaptığı. 2 yıl sonra tükeneceğini biliyorsun ama devam ediyorsun. Ya 2 yıl sonra ne olacak?

İster bir şirket için kendini parala, ister bir aile için, istersen daha idealist şeyler için. Hayatta çözüm kendini paralamak değil. Bir arkadaşım eski eşinin durmadan çalıştığı ve kendine 1 dakika bile ayırmadığı için şöyle demişti “O kendini oyalıyor, dursa kendini görecek.” Aslında doğru. İnsan kendini tanıma yolculuğunda bile sürekli çalışmamalı. Daha çok oturup kendine bakmalı. Helena Petrovna Blavatsy’nin söylediği gibi “10 dakika oku 1 saat düşün.” O şekilde yaşamak lazım hayatı; bir miktar eylem ve çokça farkındalıkla.

Bu dünyada bir fizik bedenimiz var, onu kullanmak bu yeryüzünde bir şeyler hareket ettirip tecrübe etmek için geldik.  Ancak hareketin miktarı ne olmalı? Ne kadar hareket etmek, ne kadar sakin kalmak gerekli? Sürekli üreten bir zihnin her istediğini yerine getirmeli mi? Zihninin her söylediğini yaptığında kalbe yer kalır mı?

Eskiden herkes bana hayrandı bu kadar çok şeyi nasıl yapıyorum diye. Şu anda bu hayranlığa ihtiyacım kalmadı. Yandım bittim kül oldum. Aslında küllerimden yeniden de doğamadım henüz. Ne kadar uzun sürüyor farkındalıkları sindirmek. Doğumumu bekliyorum şimdi. Tabii ki benim beklediğimden daha yavaş oluyor. Ama ne kadar muhteşem olacağını seziyorum.  Bu seferki uyanış küçük uyanışlardan olmayacak. Yanmam da kül halim de uzun sürdü. Uyanışın büyük olacağının farkındayım. Yeni beni selamlamak için hazırım. Aceleciliği şu anda bu yazıyı yazarken bıraktım. Dönüp dönüp içime bakıyorum. Bazen yol almışım gibi geliyor, bazen yolun hala başındaymışım gibi. Aslında ne fark eder ki zaten; marifet yolda olmak, yolcu olmak değil mi?

Kendime ve hepimize yürüdüğümüz yolun keyfini, tadını çıkararak yürümeyi, bulunduğumuz anı en derin şekilde hissetmeyi diliyorum…

2017-06-05T20:16:44+00:00